Cuma, Nisan 14, 2006

@] DaRK SiDE Of The MooN SöZLER / TüRKÇE


HaZIRLANIYOR...

@] The FiNAL CuT SöZLER / TüRKÇE


The Post War Dream
Gerçeği söyle bana, İsa'nın neden çarmıha gerildiğini söyle
Bunun için miydi babamın ölümü?
Senin için miydi? Yoksa ben miydim?
Çok fazla TV mi izledim?
Bir suçlama iması mı gözlerindeki?
Eğer boş laf olmasaydı
Çok başarılı olunduğu gemi yapımında
Tersaneler hala açık olurdu Clyde'da
Ve çok eğlenceli olamazdı onlar için
Altında olmak yükselen güneşin
İntihar eden tüm çocuklarıyla birlikte
Ne yaptık biz Maggie ne yaptık biz?
Ne yaptık biz İngiltere'ye
Bağırmalı mıyız? Haykırmalı mıyız?
"Ne oldu savaş sonrası düşüne?"
Ah Meggie ne yaptık biz?

Your Possible Pasts

Çırpınıyorlar ardında senin olası geçmişlerinin
Bazıları parlak gözlü ve çılgın,
bazıları ürkek ve şaşkın
İbret olsun hala yönetimde olanlara
Olası geleceklerine göz kulak olmaları için
Terk edilmiş yan hatları gelincikler sarmış
Sığır vagonları pusuya yatmışbekliyorlar bir sonraki seferi
Anımsıyor musun beni?
Eskiden nasıl olduğumuzu?
Sence daha yakın mı olmalıydık?
Kapı ağzında durdu kadın, bir gülümsemenin hayaleti
Gezinirken yüzünde ucuz bir otel simgesi gibiS
oğuk bakışları yalvarıyor yağmurluklu adamlara
Kaselerindeki altın ya da sırtlarında ki bıçak için
Biri cesurca yaklaşarak uzattı elini
Dedi ki, "Yalnızca bir çocuktum o zaman, şimdi ise sadece bir erkek"
Anımsıyor musun beni? Eskiden nasıl olduğumuzu?
Sence daha yakın mı olmalıydık?
Katı ve dindar olan tarafından ele geçirildik
Öğretildi bize kendimizi nasıl iyi hissedeceğimiz
ve emredildi kendimizi kötü hissetmemiz
Dillerimiz tutulmuş ve dehşete kapılmış halde öğrendik dua etmeyi
Şimdi duygularımız heyecansız ve ölü toprağı kadar soğuk
Ve aramızda sıralanmış bayrakları ve flamaları
Olası geçmişlerimizin, uzanıyorlar çaput ve paçavralar halinde
Anımsıyor musun beni? Eskiden nasıl olduğumuzu?
Sence daha yakın mı olmalıydık?

One Of The Few

Eğer sen dört ayak üstüne düşen birkaçından biriysen
Ne yapıyorsun sonunu denk düşürmek için?
Öğret
Çıldırt onları, üz onları, ikiyle ikiyi toplat onlara
Onları ben yap, onları sen yap, onlara ne istersen onu yap
Güldür onları, ağlat onları, yere ser ve öldür onları


The Hero's Return

İsa İsa nedir bu olup bitenler
Adam etmeye çalışmak bu küçük nankörleri
Ben onların yaşındayken tüm ışıklar sönmüştü
Zaman yoktu sızlanmak ve üzülmek için
Ve şimdi bile bir parçam uçuyor, üzerinde
Dresden'in bir beş irtifadaHiçbir zaman anlayamayacak olsalar da, ardında
Acı sözlerimin umutsuz anılar yatıyor
Sevgilim sevgilim derin uykuda mısın? İyi
Çünkü tek an bu seninle gerçekten konuşabildiğim
Ve birşey var gizleyip sakladığım
Bir anı ki çok acı veren
Gün ışığına karşı koyamayacak kadar
Savaştan geri döndüğümüzde, bayrak ve
Flamalar asıldı herkesin kapısına
Dans ettik ve şarkı söyledik sokaklarda ve
Kilise çanları çaldı
Fakat kalbimde yanarak
İçin için sürüyor anısı
Topçuların ölürken söylediklerinin,
sahra telefonunun diğer ucunda

The Gunner's Dream

Yüzerek aşağıya doğru bulutların arasından
Anılar hızla geliyor benimle buluşmaya şimdi
Fakat göklerin arasındaki boşlukta
Ve bir köşesinde yabancı bir toprağın
Bir düş gördüm
Bir düş gördüm
Hoşçakal Max
Hoşçakal Anne
Törenden sonra yürürken yavaşça arabaya doğru
Ve onun saçındaki gümüş parlarken soğuk kasım havasında
Duyuyorsun cenze çanının sesini
Ve dokunuyorsun yakandaki ipeğe
Ve gözyaşları kabarırken buluşmak için bandonun tesellisiyle
Sen onun narin elini avuçlarının arasına alıyor
Ve sımsıkı tutuyorsun o düşle
Kalacak bir yer
Yeteri kadar yiyecek
Bir yer ki eski kahramanların
ayaklarını sürüyerek güvenlik içinde cadde boyunca yürüyebildikleri
Yüksek sesle konuşabildiğin
Kuşkuların ve korkuların hakkında
ve başka? Hiç kimsenin ortadan kaybolmadığı
Onların tek tip yayınlarının kapını tekmelemediği hiç işitmediğin
Hattın iki yanında da dinlenebildiğin
Ve manyakların bandoculara uzaktan kumandaları ile
ateş açmadığı
Ve herkesin yasalara başvurduğu
Ve hiç kimsenin artık çocukları öldürmediği
Ve hiç kimsenin artık çocukları öldürmediği
Her gece yeniden
Dolanıp duruyor beynimin içinde
Onun düşü deli ediyor beni
Bir köşesinde yabancı bir toprağın
Topçu uyuyor bu gece
Olan oldu
Çıkarıp atamayız onun son sahnesini
Kulak verin düşüne
Kulak verin

Paranoid Eyes

Kilit vur ağızına, izin verme sipherinin kayıp düşmesine
Sıkı tut kurşun geçirmez maskeni
Ve eğer sorularıyla parçalamaya çalışırlarsa sahte giysini
Gizlenebilirsin, gizlenebilirsin, gizlenebilirsin
Ardına paranoyak gözlerinin
Cesur yüzünü takınır ve yola koyulursun bir kadeh içki için
Sırtını yüzüne yerleştirip gelişigüzel yaslanırken bara
Kahkahalarla gülerken dünyanın geri kalan kısmına
Kalabalıktaki çocukalrla birlikte
Gizlenirsin, gizlenirsin, gizlenirsin
Ardına taşlaşmış gözlerinin
Kandın onların şan, şöhret ve servet masallarına
Şimdi dalıp gittin sakin orta yaşın alkol sisine
Cennet millerce yüksekteymiş meğerse
Ve gizlenirsin, gizlenirsin, gizlenirsin
Ardına kahverengi ve uysal gözlerinin

Get Your Fithy Hands Off My Desert

Brejnev Afganistan'ı aldı
Begin Beyrut'u aldı
Gatieri İngiliz bayrağını aldı
Ve Meggie öğle yemeğinden sonra bir gün
Bir kruvazör aldı tekmil tayfasıyla birlikte
Anlaşılan onu mecbur etmek için bayrağı geri vermeye

The Fletcher Memorial Home

Tüm yetişkin çocuklarımızı alıp götürün bir yere
Ve onlar için bir ev yapın, kendilerine ait küçük bir yer
Fletcher anıt
Evi, onulmaz zorbalar ve krallar için
Ve onlar görünebilirler kendilerine hergün
Kapalı devre TV'deEmin olmak için hala gerçek olduklarından
Bu tek bağlantıdır onların hissedebildikleri
"Bayanlar ve baylar lütfen selamlayın, Reagen ve Haig
Bay Begin ve arkadaşı, Bayan Thatcher ve Paisley
Bay Brejnev ve partisi
McCarthy'nin ruhu
Nixon'un anıları
Ve şimdi de renk katıyor bir grup ismi meçhul Latin
Amerikalı et tüccarının parıltısı"Onlar kendilerine saygı göstermemizi mi bekliyorlardı bizden?
Parlatabilirler madalyalarını ve sivriltebilirler
Gülümsemelerini, ve eğlendirebilirler kendilerini oyunlar oynayarak
bir süre için
Boom boom, bang bang, yere yat öldün sen
Güvencededirler buzdan bir camgözün sabit bakışında
En sevdikleri oyuncaklarıyla birlikte
Uslu kızlar ve oğlanlar olacaklar onlar
Sömürgede yaşayanlar için olan Fletcher anıt evinde
Yaşamın ve bedenlerinin tüketicileri
Herkes içeride mi?
İyi vakit geçiriyor musunuz?
Şimdi son çare uygulanabilir.

Southampton Dock

Karaya çıktılar 45'de
Ve ne bir konuşan ne de bir gülen oldu
Çok sayıda boşluk vardı sırada
Toplandılar Cenotaph'ta
Hep birlikte kabul ettiler ellerini kalplerine koyarak
Kınlarına sokmayı kurbanlık bıçaklarını
Ama şimdi
Duruyor üstünde Southampton Rıhtımı'nın
Elinde mendili ile
Ve yazlık robu yapışıyor
Yağmurdan ıslanmış bedeninin üstüne
Sessiz bir çaresizlik içinde, parmak boğumları
Bembeyaz kesilmiş kaygan dizginlerin üstünde
Cesurca mendilini sallıyor çocukları uğurlarken yeniden
Ve hala o koyu leke yayılıyor arasındaonun kürek kemiklerinin
Suskun bir hatırlatıcısı olarak gelincik tarlaları ve mezarların
Ve savaş bittiğinde
Tükettik onların yapmış olduklarını
Ama kalplerimizin en derininde
Hissettik o darbeyi

The Final Cut

Gözyaşlarıyla lekelenmiş
gözlerin balık gözü merceklerin ardından
Zar zor tanımlayabiliyorum bu anın zamandaki şeklini
Ve açık mavi göklerin yükseklerinde uçmanın çok uzağındayım
Döne döne aşağıya iniyorum yeryüzünde saklandığım deliğe
Eğer aşarsan araba yolu üzerindeki mayınları
Ve köpeklerle başeder ve soğuk elektronik gözü atlatırsan
Ve eğer delikteki çiftenin arkasına geçmeyi başarırsan
Çevir kilidin şifresini aç gizli bölmeyi
Ve eğer ben içerideysem söylerim sana duvarın arkasında ne olduğunu
Orada büyük sanrılı bir çocuk var
Kapak kızlarıyla aşk yapan
Merak ediyor yeni bulduğun inancınla uyuyup uyuyamadığını senin
Biri sevebilir mi onu?
Ya da bu yalnızca çılgın bir düş mü?
Ve eğer gösterirsem sana gizli yüzümü
Yine de beni alıkoyar mıydın bu gece
Ve eğer açarsam kalbimi sanaVe gösterirsem zayıf yanımı
Ne yapardın
Satar mıydın öykünü yuvarlanan taşa
Çocukları alıp götürürve beni yalnız bırakır mıydın
Ve kaygısızca gülümser miydin
Bana fısıldarken telefonda
Beni sepetler miydin
Yoksa eve mi götürürdün
Göstermem gerektiği halde çıplak duygularımı
Parçalamam gerektiği halde perdeleri
Tuttum bıçağı titreyen ellerimle
Hazırdım gerçekleştirmeye fakat tam o anda çaldı telefon
Hiçbir zaman cesaretim olmadı son darbeyi indirmeye

Not Now John

Siktir et gerisini, biz bunları sürdürmeliyiz
Yarışmalıyız kurnaz Japon'la
Çok fazla ev var yanmakta olanVe yeterince ağaç yok
Bu yüzden siktir et gerisini
Biz bunları sürdürmeliyiz
Duramam - işimi kaybedebilirim - aklım başımdan gitti - silikon
Ne bombası - çekil git - ödeme günü - yararlan
Bozulmuş - tamir gerekli - büyük altı
Klik klik - düşürme - oh hayır - tombala yap!
Güldür onları, ağlat onları, dans ettir onlara ara sokaklarda
Ödet onlara, durdur onları, kendilerini iyi hissettir onlara
Şimdi olmaz John
Sürdürmeliyiz film gösterisini
Hollywood bekliyor gökkuşağının sonunda
Kimin umrunda neyle ilgili olduğu
Çocuklar geldiği sürece
Şimdi olmaz John
Sürdürmeliyiz gösteriyi
Bekle JohnSürdürmeliyiz bunu
Bilmiyorum ne olduğunu
Fakat buraya ... gibi uyuyor
Vardiyanın sonunda gel
Gider işeriz
Fakat şimdi olmaz John
Sürdürmeliyim bunu
Dur JohnSanırım dikkate değer birşey çıktı
Eskiden kitap okurdum fakat ...Bu haberler olabilir
Ya da bir başka pislik
Ya da tekrar yayınlanabilecek gösteriler
Siktir et gerisini, biz bunları sürdürmeliyiz
Yarışmalıyız kurnaz Japon'la
Endişelenmeye gerek yok Vietnamlı için
Dize getirmeli Rus ayısını
Eh Rus ayısı olmayabilir de
Belki İsveçliler'i
Gösterdik Arjantin'eHadi şimdi de gidip gösterelim bunlara
Kendimizi güçlü hissettiriyor
Ve Maggie hoşnut olmaz mıydı
Nah nah nah nah nah nah!
S'cusi dove il bar
Se para collo pou eine toe bar
S'il vous plait oú est le bar
Oi' kerhane nerede John!

Two Suns In The Sunset

Dikiz aynamda güneş alçalıyor
Batarak ardında yoldaki köprülerin
Ve ben düşünüyorum tüm güzel şeyleri
Tamamlamadan yarım bıraktığımız
Ve acısını çekiyorum önsezilerin
Doğruluyorum şüpheleri
Soykırımın geleceğine dair
Mantarı tutan paslı tel
Öfkeyi içinde saklayan
Kopuyor
Ve birden bire gündüz oluyor yeniden
Güneş doğuda
Gün bitmiş olduğu halde
Gün batımında iki güneş
Hmmmmmmmmm
Yoksa insan ırkının sonu mu bu?
Frenlerin kilitlendiği andaki gibi
Ve büyük bir kamyona doğru kaydığın
Uzatıyorsun bu donmuş anları korkun ile
Ve bir daha hiç duyamayacaksın onların sesini
Ve bir daha göremeyeceksin onların yüzlerini
Başvurmayacaksın yasalara bundan sonra
Ve ön cam erirken
Gözyaşlarım buharlaşıyor
Geride yalnızca kömür bırakarak savunma için
En sonunda anlıyorum
Duygularını seçkinlerin
Küller ve elmaslar
Düşman ve dost
Hepimiz eşittik en sonunda

@] The WaLL SöZLER / TüRKÇE

In The Flesh
Demek sen
Hoşlanabileceğimi düşündün
Gösteriye katılmaktan
Hissetmek için karmaşanın ılık heyecanını
O uzay çocuğunun ışıdığı
Söyle bana senden kaçan bişey mi var güneş ışığı
Bu değilmiydi görmeyi umduğun?
Eğer öğrenmek istersen bu soğuk gözlerin ardında
Tek yapman gereken pençelerinle açmaktır kendi yolunu
Bu gizlenmenin içinden

İnce Buz

Anne bebeğini seviyor
Ve baba da seviyor seni
Ve deniz sana ılık gelebilir bebek
Ve gökyüzü mmavi görünebilir
Fakat aaaaaaah bebek
Aaaaaah bebek, maviAaaaah bebek
Eğer paten kaymaya gitmen gerekirse
Modern yaşamın ince buzu üzerinde
Sürükleyerek ardından sessiz sitemini
Gözyaşlarıyla lekelenmiş bir milyon gözün
Sakın şaşma, ayaklarının altındaki buz
Çatırdadığında
Kendi derinliğinin ve aklının dışına kayArdından seni izleyen korkun ile
Sen tırnaklarını geçirirken ince buza

Duvardaki Diğer Tuğla - I

Baba okyanusun ötesine uçtu
Yalnızca bir anı bırakıp geride
Bir fotoğraf aile albümünde
Baba başka ne bıraktın benim için?
Baba ne bıraktın ardında benim için?
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki bir tuğlaydı
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki bir tuğlaydı
Hayatımızın En Mutlu Günleri
Büyüyüp okula gittiğimizde
Bazı öğretmenler vardı orda
Her fırsatta çocukları inciten
Alay ederekYaptığınız herşeyle
Ve ortaya sererek her zayıflığınızı.
Çocuklardan özenle gizleyebilmelerine rağmen
Tüm şehir çok iyi biliyordu ki
Akşamları eve döndüklerinde, şişman ve
Psikopat karıları zehrediyorlardı onlaraYaşamlarının her anını.

Duvardaki Diğer Tuğla - II

Eğitime ihtiyacımız yok
Düşünce denetimine de ihtiyacımız yok
Sınıflarda aşağılanmaya da
Öğretmenler rahat bırakın çocukları
Hey öğretmen! rahat bırak biz çocukları
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki bir başka tuğla
Hepsi hepsi, yalnızca duvardaki bir başka tuğlasın sen.

Anne

Anne bombayı atacaklar mı sence?
Anne şarkıyı sevecekler mi sence?
Anne hayalarımı parçalamaya çalışacaklar mı sence?
Anne bir duvar öreyim mi?
Anne başkanlığa aday olayım mı?
Anne hükümete güveneyim mi?
Anne beni cepheye sürerler mi?
Anne gerçekten ölüyor muyum?
Aaaaah, bu yalnızca zaman kaybı mı?
Sus şimdi bebeğim, ağlama
Annen senin tüm kabuslarını
Gerçeğe dönüştürecek
Annen kendi korkularının tümünü sana aşılayacak
Annen seni burada koruyacak
Kanatlarının altında
Uçmana izin vermeyecek ama şarkı söylemene belki
Annen her zaman bebeğini rahat ve sıcak tutacak
Aaaah bebeğim aaaaah bebeğim aaaaah bebeğim
Tabii ki annen duvarı örmeye yardım edecek
Anne o bana göre bir kız mı sence?
Anne o benim için tehlikeli mi sence?
Anne o paramparça edecek mi senin küçük oğlunu?
Aaaah anne o kıracak mı kalbimi?
Sus şimdi bebeğim, bebeğim ağlama
Annen tüm kız arkadaşlarını senin için denetleyecek
Annen pis birinin hayatına sızmasına izin vermeyecek
Annen uyanık bekleyecek dönüşünü
Annen her aman öğrenecek Nerede olduğunu
Annen her zaman seni sağlıklı ve temiz tutacak
Aaaaah bebeğim aaaaaah bebeğim aaaaah bebeğim
Sen her zaman benim bebeğim olarak kalacaksın
Anne, bu kadar yüksek olması gereklimiydi duvarın?

Hoşçakal Mavi Gökyüzü /
GoodBye Blue Sky

Aaaaaaaaaah
Gördünüz mü korkmuş insanları
Duydunuz mu düşen bombalarıHiç merak ettiniz mi
Neden sığınaklara kaçıştığımızı
Cesur yeni bir dünya için verilen sözün
Tutulmadığı ortaya çıktığında, açık mavi gökyüzünün altında
Aaaaaaaaaaah
Gördünüz mü korkmuş insanları
Duydunuz mu düşen bombaları
Alevlerin hepsi çoktan yok olduFakat acı kolay geçmiyor
Elveda mavi gökyüzüElveda mavi gökyüzü
Elveda
Boş Yerler

Ne kullanacağız doldurmak için
Daha önce bahsettiğimiz boş yerleri?
Nasıl dolduracağım son kalan boşlukları?
Nasıl tamamlayacağım duvarı?
Young Lust
Ben yeniyim buralarda
Bir yabancıyım bu şehirde
Nerede iyi vakit geçirilir?
Kim etrafı gösterecek bu yabancıya?
Aaaaah pis bir kadına ihtiyacım var
Aaaaah pis bir kıza ihtiyacım var
Soğuk bir kadın var mı bu ıssız yerde
Kendimi gerçek bir erkek gibi hissetmemi sağlayacak
Al bu rock & roll kaçkınını
Aaah bebek özgür kıl beniAaaaah pis bir kadına ihtiyacım var.
Aaaaah pis bir kıza ihtiyacım var.
One Of My Turns
Günden güne griye dönüşüyor aşk
Ölüm döşeğindeki bir adamın derisi gibi
Geceden geceye, her şey yolundaymış gibi davranıyoruz,
Fakat ben gitgide yaşlandım,Ve sen gitgide soğuklaştın
Ve hiçbir şey çok eğlenceli değil artık
Ve hissedebiliyorum krizlerimden birinin daha yaklaştığını
Kendimi bir jilet kadar soğuk
Bir sargı bezi kadar sıkı,
Bir cenaze davulu kadar kuru hissediyorum.
Yatak odasına koş, soldaki bavulun içinde
En sevdiğim baltamı bulacaksın
O kadar korkmuş görünme
Bu yalnızca geçici bir evre
Yalnızca kötü günlerimden biri
Tv izlemek ister misin?
Ya da çarşafların arasına gömülmek?
Ya da sessiz çevre yoluna dalıp gitmek?
Bir şeyler yemek ister misin?
Uçmayı öğrenmek ister misin?
Beni denerken görmek istermisin?
Aynasızları çağırmak istermisin?
Durmamın zamanı geldimi sence?
Niye kaçıyorsun benden?
Beni Şimdi Bırakma
Aaaah bebek
Beni şimdi terk etme
Söyleme sakın yolun sonunda olduğumuzu
Anımsa gönderdiğin çiçekleri
Sana ihtiyacım var bebek
Lime lime etmek için seni
Arkadaşlarımın önündeAaaah bebek
Beni şimdi terk etme
Nasıl gidebilirsin?
Sana ihtiyacım olduğunu bildiğin halde
Pestilin çıkana dek dövmek için bir Cumartesi gecesi
Aaaah bebek
Beni şimdi terk etme
Bana nasıl böyle davrana bilirsin?
Benden kaçarak
Sana ihtiyacım var bebek
Niye kaçıyorsun benden?Aaaah bebek!
Duvardaki Diğer Tuğla - III
Çevremde silahlara ihtiyacım yok
Beni sakinleştirecek uyuşturuculara ihtiyacım yok
Gördüm duvarın üzerindeki yazıyı
Bir şeye ihtiyacım olduğunu sanma sakın
Hayır bir şeye ihtiyacım olduğunu sanma sakın
Hepsi hepsi duvardaki tuğlalardıHepsi hepsi duvardaki tuğlalardınız siz
Güle Güle Zalim Dünya /
GoodBye Cruel World
Elveda zalim dünya
Terk ediyorum bugün seni
Elveda
Elveda
Elveda
Elveda tüm insanlar
Söyleyebileceğiniz hiçbir şey yok
Değiştirebilmek için fikrimiElveda
Hey Sen!
Hey sen!
dışarda soğukta bekleyen
Yalnız başına ve çökmüş, beni hissedebiliyormusun?
Hey sen! geçitte ayakta duran
Kaşınan ayakların ve solan gülüşünle, beni hissedebiliyor musun?
Hey sen! ışığı yakmalarına yardımcı olma onlara
Boyun eğme döğüşmeden.
Hey sen! orada duran tek başına
Çırılçıplak telefonun yanında, bana dokunabilir misin?
Hey sen! kulağını duvara dayamış duran
Kendini çağıracak birini bekleyen, bana dokunabilir misin?
Hey sen! taşı götürmeme yardım eder misin?
Aç kalbini yuvama dönüyorum.Ama her şey sadece bir düştü
Duvar çok yüksekti gördüğün gibi
Önemli değil onca çabalaması, kurtulamadı sonunda
ve solucanlar yedi beynini.
Hey sen! yoldaki
Her söylenene boyun eğen, bana yardım edebilir misin?
Hey sen! duvarın yanındaki
Salonda şişeleri kırarken, bana yardım edebilir misin?
Hey sen! hiçbir zaman umut olmadığını söyleme bana.
Birlikte ayaktayız, yıkılırız bölününce.
Dışarda kimse var mı?
Evde Kimse Yok
Küçük siyah bir defterim var içinde şiirlerim
Bir çantam var, içinde diş fırçam ve tarağım
Uslu bir köpek olduğumda bazen kemik atarlar önüme
Lastik bantlarım var, ayakkabılarımı ayağımda tutan
Şişmiş morluklar ellerimde
On üç boktan kanallı TV'im var, istediğimi seçmem için
Elektirik ışığım var
Ve altıncı hissim var
Şaşırtıcı gözlem gücüm var
Ve bu nedenle biliyorum ki
Sana ulaşmayı denediğimde
Telefonla
Kimse olmayacak evde
Hendrix tarzı doğal permam varVe kaçınılmaz yanık gözenekleri
Baştan aşağı en sevdiğim saten gömleğimde
Nikotin lekeleri var parmaklarımda.
Gümüş bir kaşık var zincirimin ucunda
Büyük bir piyanom var cenaze levazımatım olarak
Çılgın bakışlı gözlerim var.
Uçmak için güçlü bir isteğim var
Fakat uçacak hiçbir yerim yok
Aaaah bebek ahizeyi elime aldığımda
Evde hala kimse yok
Bir çift Gohills (Genelde yoksulların giydiği kaba, kalitesiz bir ayakkabı markası) botumVe yok olup giden köklerim var.
Vera
Burada anımsayan var mı Vera Lynn'i?
Anımsayan var mı onun nasıl söylediğini
Tekrar karşılaştığımızı
Güneşli bir günde
Vera! Vera!
Ne oldu sana?
Burada başka kimse var mı
Senin hissettiklerini hiseden?
Çocukları Evlerine Geri Getirin
Çocukları evlerine geri getirin
Çocukları evlerine geri getirin
Bırakmayın çocukları kendi başlarına
Çocukları evlerine geri getirin
Keyifli Uyuşukluk
Merhaba,
İçerde kimse var mı?
Yalnızca başını salla beni duyabiliyorsan
Evde kimse var mı?
Hadi ama,
Duyuyorum kendini kötü hissettiğini
Yatıştırabilirim acını
Ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim senin yeniden
Gevşe
Biraz bilgiye ihtiyacım var önce
Yalnızca temel şeyler
Gösterebilir misin bana neresinin acıdığını?
Azalttığın hiçbir acı yok
Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini
Çocukken ateşlenmiştim bir gün
Ellerim sanki iki balon gibiydiler
Şimdi aynı duyguyu bir kez daha yaşıyorum
Anlatamam, anlayamazsın da
Ben normalde böyle değilim
Şimdi keyifli bir uyuşukluk içindeyim
TamamYalnızca bir iğne batması
Arık kalmayacak hiçbir aaaaaaaaaaaaaah
Fakat kendini belki biraz hasta hissedebilirsin
Ayağa kalkabilir misin?
Sanırım etkisini gösteriyor, iyi
Bu senin gösteriyi sürdürmeni sağlayacak
Hadi, gitme zamanı geldi.
Azalttığın hiçbir acı yok
Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta
Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun
Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini
Çocukken
Bir şey ilişmişti
Gözümün ucuna
Dönüp baktım fakat kaybolmuştu
Tanımlayamıyorum şimdi onu
Çocuk büyüdü
Düş kaybolduVe ben
Keyifli bir uyuşukluk içindeyim.
Gösteri Sürmeli
Aaaah anne aaaah baba
Gösteri sürmek zorunda mı?
Aaaah baba eve götür beni
Aaaah anne izin ver gitmeme
Ayakta dikilmek zorunda mıyım?
Çılgına dönmüş gözlerimle spot ışığı altında
Ne kabus, Neden!
Arkamı dönüp kaçmıyorum
Bir yanlışlık olmalı
Onlara izin vermek istememiştim
Ruhumu alıp götürmeleri için
Çok mu yaşlıyım, çok mu geç artık
Nereye kayboldu duygular
Anımsayacakmısın şarkıları?
Gösteri sürmek zorunda
Aaaah anne aaaah baba
Nereye kayboldu duygular?
Aaaah anne aaaah baba
Anımsayacak mıyım şarkıları?
Gösteri sürmek zorunda.
In The Flesh
Demek sen
Hoşlanabileceğimi düşündün
Gösteriye katılmaktan
Hissetmek için karmaşanın ılık heyecanını
O uzay çocuğunun ışıdığı
Bazı kötü haberlerim var sana güneş ışığı.
Pink iyi değil, otelde kaldı
Ve bizleri gönderdiler kendilerini temsilen
Ve bizler ortaya çıkaracağız siz hayranların
Gerçek yüzünü
Hiç ibne var mı bu gece bu salonda?
Dizin onları duvara
Orada biri var spot ışığı altında
Bana pek sağlıklı gibi gelmiyor
Dayayın onu duvara
Şuradaki Yahudi'ye benziyor
Ve orada bir zenci var
Kim izin verdi tüm bu ayak takımının içeri girmesine
Orada biri var esrar içen.
Ve bir başkası sivilceli olan!
Eğer elimde olsaydı kurşuna dizdirirdim hepinizi.
Deli Gibi Koş
İyi edersin deli gibi koşsan
İyi edersin yüzünü boyasan
En sevdiğin maskenle
Kilitlenmiş dudakların ve
Perde çekilmiş gözlerinle
Boş gülümsemenle
Ve aç kalbinle
Suçlu geçmişinden yükselip ağzına gelen safrayı hisset
Yıpranmış sinirlerinle
Deniz kabuğu kırıldığındaVe çekiçler
İndirdiğinde kapını aşağıİyi edersin deli gibi koşsan
Ve gün boyunca koşsan
Ve gece boyunca
Ve kirli duygularını saklasan
İçinin derinliklerinde. Ve eğer
Kız arkadaşını çıkarırsan
Dışarı bu gece,
İyi edersin arabanı
Gözden tamamen uzağa park etsen
Çünkü eğer arka koltukta yakalarlarsa seni
Kızı soyarken
Annene geri postalalrlar
Mukavva bir kutunun içinde.İyi edersin koşsan.
Soluncaları Bekleme
Aaaah ulasamazsın simdi bana
Aaaah önemli de degil nasıl çabaladıgın
Hosçakal zalim dünya, hersey bitti
Yürü
Ve burada, duvarımın arkasındaki kömürlükte oturmuş
Beklerken solucanların gelmesini
Burada, yanıbasında duvarımın, mükemmel bir soyutlanma yasamdan
Beklerken solucanların gelmesini
Beklerken ağaçların kuru dallarını kesmeyi.
Beklerken kenti temizlemeyi
Beklerken solucanları izlemeyi
Beklerken kara gömleği (Neo-faşistlerin giydiği gömlek) giymeyi
Beklerken cılız süpürgeotlarını temizlemeyi
Beklerken onların pencerelerini paramparça etmeyi
Ve kapılarını tekmelemeyi.
Beklerken son çareyi
Gerginliği güçlendirmek için.
Beklerken solucanları izlemeyi.
Beklerken duşları açmayıVe fırınları yakmayı
Beklerken kraliçeleri ve zencileri
Kızılları ve yahudileri
Beklerken solucanları izlemeyi
İster misin İngiltere'nin
Tekrar hüküm sürmesini dostum?
Tek yapman gereken izlemektir solucanları
İster misin zenci kuzenlerimizi
Tekrar evlerine postalamayı dostum?
Tek yapman gereken izlemektir solucanları
Durun
Durun
Eve gitmek istiyorum
Bu ünüformayı çıkarmak ve gösteriyi terk etmek
Ve bekliyorum bu hücrede çünkü bilmem gerekli
Her zaman suçlumuydum ben?
Mahkeme
Günaydın sayın solucan yargıç,
Adalet ortaya çıkaracaktır ki,
Şu anda önünüzde duran tutuklu,
Suçüstü yakalanmıştır duygularını açığa vururken.
Açığa vururken insan doğasına ait duygularını.
Ayıp
Bu kadar la kalmıyor.
Okul müdürünü çağırın!
Her zaman söylemiştim onun adam olmayacağını,
Ve sonuç olarak sayın yargıç.
Eğer izin verselerdi istediğimi yapmama,
Ben onu döve döve adam ederdim.
Fakat elimde değildi.
Allahın cezaları ve düzenbazlar,
Onun cinayeti şüphe uyandırmadan işlemesine izin verdiler.
Bırakın onu bugün pataklayayım.
Tavan arasındaki çılgın oyuncaklar, ben çılgınım.
Bilyelerimi alıp götürmüş olmalılar.
Davalının karısını çağırın
Seni küçük pislik şimdi boka battın.
Umarım fırlatıp atarlar anahtarı.
Benimle daha sık konuşmalıydın
Fakat hayır, ille kendi bildiğiniOkuman gerekiyordu, hiç yıktığın
Ev oldu mu son zamanlarda?
Yalnızca beş dakika için, sayın solucan yargıç
Onu ve beni yalnız bırakın.Bebeğim!
Gel annene bebeğim, izin ver seni
Kollarıma alayım
Saygı değer efendim, hiç istemedim onun
Başının belaya girmesini
Neden beni terk etmek zorunda kaldı?
Sayın solucan yargıç bırakın evine götüreyim onu
Çılgın, gökkuşağının üstünde, bir çılgınım ben
Pencerelerde parmaklıklar
Bir kapı olmalıydı duvarda
İçeri girdiğimde
Çılgın gökkuşağının üstünde, bir çılgın o
Mahkemenin elindeki deliller
Tartışma götürmez, hiç gerek yok
Jürinin odasına çekilmesine
Bunca yıllık yargıçlığım süresince
Daha önce hiç duymadım
Bundan daha fazla hak edeni
Tüm yasaları çiğnemekten dolayı cezalandırmayı
Onlara acı çektirme yolun,
Zarif karına ve annene,
Kusmaya zorluyor beni
Fakat dostum açığa vurdun
En derin korkunuBen de seni mahkum ediyorum
Benzerlerinin önündeDuvarı yıkmaya.
Duvarın Dışı
Yalnız başınıza ya da ikişer ikişer
Sizi gerçekten seven birileriyle
Yürüyün duvarın dışında bir aşağı bir yukarı
Bazılarınız el ele
Bazılarınız toplanmış grup halinde
Allahın cezaları ve düzenbazlar
Kafa tutuyorlar
Ve onlar her şeylerini yüklediklerinde size
Bazılarınız sendeleyip düşüyor, herşeye rağmen kolay değil
Yüreğinizi korumak çılgın heriflere karşı
Duvar

@] PiNKFLOYD ve WATERS UZERiNE

1943 yılının 6 Eylül'ü Great Bookham, Surrey İngilterede dünyaya gelen bebeğin adı George Roger Waters idi. İlk zamanları babası Eric'in
2. Dünya Savaşının sonuna doğru ölümüyle zor geçen bir dönemdi.Roger'in çocukluğu, annesi ve kardeşi John ile birlikte üniversite şehri Cambridge'in kenar mahallelerinde geçti.
Yirmili yaşlarının başında, Londradaki Regent Street Polytechnic okulunda yakın arkadaşları Richard Wright, Nick Mason ve Clive Metcalf ile bir grup kurdu. Grubun adını Sigma 6 koydular. O zamanki menejerleri Ken Chapman ile Londra klüplerini dolaşarak kendilerini tanıtmaya çalıştılarsa da bir çok eleman ve isim değiştirdiler. T-Set, The Architectural Abdabs ve The Screaming Abdabs bunlardan bazıları idi. Aşağıdaki gazete kupürü Pink Floyd'un ilk halinin basında çıkmış ilk resmi olarak bilinir. The Regent Street Poly dergisinde yayınlanan haberde; Pop'un yeni grubu olarak tanımlarken grup Blues'un grubun temel hareket noktası olduğu vurgulanıyor. Roger neden Rhythm 'n Blues'u tercih ettikleri sorusuna Blues ile kendilerini ifade etmede ki kolaylığı söyleyerek;
- "Ritmik olarak kendinizi Blues tarzında ifade etmeniz çok daha kolay, fazla bir pratiğe ihtiyaç yok sadece biraz temel anlayış" diye cevap veriyor. Rock müzik ile kıyaslanmasına ise,
- "Rock müzik ifadesiz bir ritmdir, herkezin bildiği gibi Ritm Blues, rock müziğinin temelini şekillendirir." diyor.
Fakat Waters, imtihanlarını önesürerek grubu ikinci plana atar ve okuluna ağırlık verir, grup söner. Roger'in kariyerini değiştiren olay Mike Leonard'ın Highgatedeki dairesini kiraladığı anda değişti. Mike
Leonard sadece ev sahibi değil ayrıca gençler arasında olup biten ile çok ilgili biriydi. Mike, Hornsey
Sanat Kolejinde hocalık yapıyor ve ışık ve müzik arasındaki sanatsal bağı geşiştirmeye büyük ilgi duyuyordu. Daha sonraları Roger'in Cambridge'den başka bir çocukluk arkadaşı Syd Barrett, Mike'in
evinin bodrumundaki müzik provalarına katılmaya başladı.

Bob Klose, müzisyen yanı ile Syd ile müzikal anlamda sürekli bir çatışma halindeydi. Bob gruptan çıkarılınca, Syd grubun doğal lideri ve sonu gelmez fikirleri ile diğer 3 üyeyi yönlendiren isim olmuştu. Syd, hafif uyuşturuculara, doğu dinlerine ve hayalini doldurabilecek her türlü birikime ilgi duyan biriydi. 1965 yılında Countdown Clubda çalmaya başladıklarında onlar "The Pink Floyd Sound" olarak adlandırıldılar. Muhtemeldir ki o geceki isim tartışmalarının arasında öne çıkan oydu.
Zira her gece benzer tartışmaları yaşıyorlardı. 1965 ile 66 arasındaki bir yılı R&B coverleri çalarak geçirdiler. Fakat Rick'in klavye ve Syd'in gitardaki çalma istekleriyle 5 dakikalık parçaları 25 dakika haline getirmeye bayılıyorlardı. Waters'ın sonradan belirttiği gibi öyle ukalaydılar ki hit olan veya sevilen parçalarını değil bilinmeyen parçalarını çalarak seyirciyle dalga geçiyorlardı. O dönem sürekli Londra ve Cambridge klüpleri arasında gidip gelerek çalmayı sürdürdüler. 1966 başlarında, Roger ve diğer grup üyeleri ciddi olarak kariyerlerini ve Peter Jennerden aldıkları daveti ve Andrew King'in onarın menejeri olması fikrini düşünmeye başladılar ve kabul ettiler. Bu Syd'in "Astronomy Domini" ve "Instellar Overdrive"'ı bestelemesinden çok önceydi. "Aşk Yazı" olarak bilinen 1968 yazından önce Londranın batısındaki Free School "happenging"lerinin daimi grubu olmadan önce grup isminin sonundaki "Sound" kelimesi kaldırıldı.
Pink Floyd'un ilk yayınlanan albümündeki bir parça "Take Up Thy Stethoscope And Walk" adıyla Waters'a aitti.
Fakat albüm alternatif müzik dünyasına aitti ve adı "Piper at the Gates of Dawn" sadece Syd'in gizemine hizmet etti.

İlk liste başarıları ve sabit turneler bir gizi saklıyordu. Parlak, zeki maskesinin altında Pink Floyd'un lideri ve bestecisi problemler yaşıyordu. Kötü geçen ilk ABD turnelerinin ardından, sorunla yüzyüze geldiler ve 1967 yılbaşı beşinci Pink Floyd üyesi David Gilmour'un gruba dahil edilmesi gerekliliği ortaya çıktı.Onun, eğer Syd turnenin ortasında bırakmak isterse yerine geçebileceği düşünüldü.
İkinci albümün yayınlanma günlerinde David'in tamamen onun yerini alması kesinleşti. Roger, Syd'in yokluğunda kendi şarkı yazarlığını geliştirmişti. Yeni albüm "A Saucerful of Secrets" sadece bir Syd parçası içeriyordu. Roger Waters daha sonra "Set The Controls For The Heart Of The Sun" parçasının sözlerinde bir Çin şiir kitabından yardım aldığını itiraf etti. Li Ho adlı şairin "witness the man who raved at the wall as he wrote his question to heaven.", "watch little by little the night turn around'' , ve Li Shang-Yin adlı şairin "countless the twigs which tremble in dawn'' ve "one inch of love is an inch of ashes." satırlarını içeriyordu.
Sonuç olarak Roger Waters grubun geleceğe doğru dümenini eline almıştı. Açık olan bir şey vardı ki, Waters, Barrett'in stilini taklit etmiyor, etmek de istemiyordu. Daha sonraki bir kaç albüm bunun ip uçlarını verdi ve sonuçta ortaya "Meddle" çıktı. 1968den 1971 yılına kadar grup canlı performanslar ve stüdyolarda çok uzun zaman harcayarak sağlıklı bir şekilde müzikal fikirlerini geliştirdi. Her yeni konser, gruba bir başka evrim ve yaratıcılık süreci olarak katkı yapıyordu. "Meddle" çok büyük övgüler aldı ve "Atom Heart Mother"'ın Amerikadaki önceki başarılarının üzerine sağlam bir eklenti oldu. Satışlarındaki yüksekliğe rağmen Pink Floyd birçoklarınca bir sanat grubu olarak görülmektedir. O dönemde Avrupa ve Amerikadaki ana müzik akımları üzerinde bir etkisi olmayıp grubun etkinliğini yitirmesinden endişe ediliyordu.

Ocak 1972 de, Brightondaki The Dome salonunda Pink Floyd Eclipse projesini gün ışığına çıkardı. Roger Waters 3 aydır süren çabalarının iyi bir yolda olduğunu düşünüyordu. Albüm piyasaya çıkmadan turneye çıkma kararı hayranlarını, gazetecileri ve kritike edenleri çok şaşırtmıştı. Waters'ın bu çılgınlığının arkasında iyi bir sebebi vardı, ona göre albümü turnede çala çala olgunlaştırmak, grubun albüm üzerindeki fikirlerinin ve çalınışının daha oturmasını sağlayacaktı. Sahne gerisinde ise EMI, tüm ağırlığını bu daha sonra "The Dark Side of The Moon" olarak adlandırılan bu projeye veriyordu. 3 Mart 1973 de ise albüm basit bir siyah fon üzerine bir prizma ve ondan çıkan renk açılımı grafiği ile raflardaki yerini aldı. Ve işte o güne değin yapılan hiç bir albüme benzemeyen plak, o günden bugüne satışını tek bir gün durdurmadan devam etti. Waters daha sonra "Bir rüyanın sonudaki albüm" olarak tanımladı. Fakat hem dinleyicileri, hem de EMI kendilerinden ısrarla yeni bir "The Dark Side" bekliyorlardı.
İki yıl sonra yaptıkları albümü ilk önceleri pek ilgi uyandırmadı. Fakat "Wish You Were Here" çok yakın bir ilgi gerektiren bir boyuta sahipti. "The Dark Side Of The Moon"'u ve soundunu yeniden yaratmak ve sürdürmek çok kolaydı. Ancak Roger'in mükemmelliyetçiliği onu daima zamanının ötesine götürmeyi amaçlardı.

Roger, bir yandan da albümdeki müzikler kadar sözlerinin de kuvveti nedeniyle dinleyicileri arasında ün salmıştı. "Wish You Were Here"'in yapımımı süresince süren baskı, albüm sonrası tüm dört üyenin de evlenmesine ve grup içerisinde bölünmelere yol açmıştı. Ama yakın arkadaş olarak dördü de bunun üstesinden geldiler. Nick hala hafta sonlarını Roger'in evinde geçiriyor ve Rick ile David daha sınırlı da olsa ilişkilerini sürdürüyorlardı. Fakat aynı kafadaki insanlardan oluşan grup günleri artık gerilerde kalmaya başlamıştı.

1976, Pink Floyd profesyönelliğe adım attığı 1967den beri turneye çıkmadıkları ilk yıl olmuştu. Dinlenmeyi hakketmişlerdi ama Roger 1975 "Wish You Were Here" turnesinde çaldıkları iki parça üzerinde yeniden çalışmaya başladı. Bunlar "Dogs" ve "Pigs" idi ve konsept albüm olarak bir sonraki Animals albümüne uyuyordu. Bir George Orwell teması üzerine tüm insanlar ya domuzlara, ya koyunlara yada köpeklere benzetiliyordu. O aşamada seyircinin talebini ve organizatörlerin isteklerini tatmin etmenin tek yolu, "Animals" turnesini futbol stadyumlarına aktarmaktı ki bu Pink Floyd teknolojisini de yanında gerektiriyordu. Dört dinleme sistemli hoperlör düzeni, uçan balonlar ve bir çok özel efektler konseri tam olarak hissetmelerini sağlamak için hazırlanıyordu. Turne Roger'in tasviriyle "bir kabus'a dönüştü". Floyd konserde çaldıkça, seyircinin yarısı konserde kendi eğlencelerini yaratıyor, yiyor içiyor, havai fişekler patlatıyor, bağırıp çağırıyorlardı. Havai fişekler ve çıkan kavgalar Floyd klasiklerinin etkisini azaltıyordu. Fakat 76 Temmuz ayında Roger'in söyleyişi kalpten olmaktan çıktı, ve sanki yok edilmesi gereken bir düşmana karşı verilen savaşa dönüştü.

New Yorkta verilen dört Madison Square Garden konserinde, Roger'in düzenli olarak hayran görünümündeki seyirciyle çatışması görüldü. Bütün bu organizasyonla Roger'in yabancılaşması çok açıktı. "Animals" turnesindeki bu tabuta son çiviyi Quebec Kanada Montreal Olimpik Stadyumundaki olay çaktı. Roger, sahneye sarhoş dinleyicilerin cam şişelerini atmalarından dolayı zırhlı eldivenle çıktı. Büyük kalabalık asla sakinleşmedi ve bütün gün stadyum rock konserlerinde kötü bir anı olarak kaldı. Roger ya erken bir emeklilik yada bir savaş yaşayacaktı artık.

Diğer üyeler 1978 güneş batışında denize açılırken, Roger, son turnesindeki kendi yabancılaşmasından doğan fikirle boğuşuyordu. Ve basit bir fikirle kendisiyle seyirci arasında bir duvar oluşturma fikri geliştirdi. Kendini onlara karşı koruyacaktı. Fakat böyle çılgın bir fikir nasıl olur da bir albüme veya bir turneye yerleştirilebilirdi? "The Wall", Roger'in "Dark Side"'ın başarısını dahi gölgede bırakan bir başyapıtı olacaktı. 1980 de çiftli albüm olarak çıktığında, 1975 yılında onlar için bazı animasyonlar yapan Gerald Scarfe'inin hiçivli çizgi resimleriyle donatılmıştı. Katkısı sadece albüm kapağıyla kalmayıp daha sonra çevrilen "The Wall" filminin animasyonlarını da hazırlamıştı.

Filme alınması fikri ortaya çıktığında başka bir ingiliz yönetmen Alan Parker'a öneri götürüldü.1982 de film yayınlandığında hayranları tarafından büyük bir beğeniyle izlenen film sinemacılar tarafından olumlu kritikler almıştı. Fakat daha sonra Roger'in filmle ilgili itirafında ise Alan Parker'ın filmi çok kötümser oluşturup içine hoş bölümler koymamasıydı. (Benim görüşümse öyle kötümser bir albüme "Alan Parker iyimser ne yapsın"dır)

Söz verildiği gibi "More Bricks" albümü 1982 yılında yaklaşmaya başlamıştı. Fakat O yıl Falkland Adaları savaşına olan kızgınlığı Roger'a başka yeni bir ilham, kısa sürede tamamlanan "The Final Cut" albümü olarak dönmüştü. Artık Rick, "The Wall" sonrası gruptan ayırıldığı, David ve Nick'den de fikir beklemekten sıkıldığı için kendi başına albüme girişmıştı. Biten albüm hayranları ikiye bölmüştü. Bazıları çok fazla söz ağırlıklı bulmuş, diğer kesim ise sözel anlatıma hayran olmuşlardı. Kesin olan şey, Roger'in sözlerinin her albümde aşama göstermiş olmasıydı. Sözler bir rock şarkısı sözlerinden çok bir şiir özelliği taşımaktaydı. Kişisel olarak kalpten hissettikleri, savaşta babasını kaybedişiyle ilgiliydi.

Albüm babası, Eric Fletcher Waters'a adanmıştı. Bazıları bunun bir grup müziğine uymayacak denli şahsi bir albüm olarak buldular. Gerçek ise Pink Floyd'un zaten artık bir grup olmaktan öte olduğuydu. Bugün artık "The Final Cut" Roger Waters'in David ve Nick ile birlikte gerçekleştirdiği solo bir albüm olarak görülmektedir. Ancak öyle olmasaydı, o dönem gerçek bir Floyd albümü için daha çok uzun bir süre beklemek zorunda kalınacaktı.

Roger'in bir sonraki projesi, diğer Pink Floyd üyelerinin katılımı olmadan gerçekleşti. Kendi çalışmalarını tamamen kontrolüne almanın vakti gelmişti. 1978 de diğer grup üyelerine iki albümlük demo materyal çalmış ve onlara hangisini kullanmayı tercih ettiklerini sormuştu. Grubun tercihi "The Wall" olmuştu. Seçmedikleri albümü de Waters solo kariyeri için ayırdı. Albüm "The Pros And Cons Of HitchHiking" idi. Grubun bu albümü seçmeyiş sebebi ise çok açıktı. Sözler itibariyle son derece kişisel bir yaklaşıma sahip olması, grup yapısına uymaması sebebiyle tercih edilmemişti.

Albüm tamamlandığında, müzisyenler listesi sanki müzik dünyasındaki meşhurlar kitapçığı gibi olmuştu. Buna karşın piyasaya çıktığında yeterli derecede ilgi görmedi. Fakat ironik olarak 1983deki albüm hakkında kötü yazılar yazan yazarlar, o günlerde bu görüşlerinin ileri görüşten uzak olduğunu itiraf etmek zorunda kaldılar. Roger Waters ismi yeterince bilinmediği için albüm Pink Floyd dinleyici pazarına ulaşmadı. 1970lerde Pink Floyd sanki yüzü olmayan bir grup kimliğindeydi. İlgi gösteren hayranlar dışında grupdakilerin kimliği bilinmezdi. Bunun bir çok faydaları vardı fakat nezaman ki Roger kendi adı altında bir çalışma yapmaya kalksa bu çok zor oluyordu.
Albüm sadece iki turnenin gerçekleşmesini sağladı çünkü turnenin promosyonu Roger'in tanınmayışı sebebiyle çok güçtü. Zira kendisi bilet satabilmek için Pink Floyd isminin kullanılmasına karşıydı. 1984 yılındaki ilk turnede Eric Clapton da grupta yer aldı.

______ Artık Pink Floyd'un dağıldığı söylentisi yayıldı. Rick'in 1981deki ayrılışı, Roger'in solo albümü ve The Final Cut için bir turne düzenlenmeyişinden bu olayı doğruluyor gibiydi. Son olarak 1985 yılında Roger, grubu dağıtmaya karar verdi. Oysa ki David Gilmour grubun Waters olmadan da yoluna devam edebileceğini düşünüyordu. Sonuçta ikisi de konuyu mahkemeye götürme kararı aldılar. Roger, kendisini grubun müzik yazarı ve itici gücü olduğunu söyleyip, Pink Floyd adının kendisine ait olması gerektiğini iddia etti. Buradaki ana engel, Pink Floyd hala EMI ile sözleşmeli olduğundan, Roger, Pink Floyd (onunla veya onsuz) albüm yapmayı keserse, tüm telif haklarından mahrum kalacaktı. Roger ayrıldı ve sonraki Pink Floyd albümleri Rogerli dönemlerle kıyaslandığında çok güçsüz kaldı. Bu Roger için az da olsa bir tatmindi.
1986 yılında Roger, 'When the Wind Blows" filminin müzikleri için David Bowie'nin esas besteci olarak yerini aldı. Plağın 2. yüzü tamamiyle Roger ve kendi yeni grubu The Bleeding Hearts Band'e ayrılmıştı. Birinci yüzde ise aralarında Bowie, Genesis'in de olduğu karışık sanatçılar tarafından seslendirildi. Albüm Roger'in bir kaç ay sonra yayınlanacak albümü Radio KAOS için hoş bir hazırlayıcı görevi gördü. Bu albümde yer alan Tower's Of Faith, Floyd sonrası Waters'in belki de en Floyd etkisindeki parçası olarak yer aldı. Hernekadar The Tide is Turning" Radio 1 çalınma listelerine girdiyse de albüm öncesi tanıtım parçası olarak seçilen Radio Waves de gene radyo kanallarından yeterli ilgiyi göremedi. Roger, albümünün büyük turnesini yola çıkartığında ise karşısında eski tanıdık bir isim salonları dolduruyordu. David Gilmour'un Pink Floyd'u Roger'in parçalarına bel bağlayarak 80.000 kişilik salonları bazen Roger ile aynı şehirde dolduruyor Roger ise çoğu kez boş salonlara çalmak zorunda kalıyordu. Roger daha sonra kendisiyle yarıştığını ve kaybettiğini itiraf edecekti. Radio KAOS konserlerine gelen herkez, konserlerin teatral prodüksiyonundan çok etkilendiklerini söyleyerek ayrılıyorlardı. The Radio KAOS albümündeki parçalar, albümden çok daha başarıyla yorumlandı ve albümde olmayan "Molly's Song" ve "Going to Live in L.A" adlı parçalar çalındı.

KAOS turnesindeki Wembley Stadyumunda verilen iki unutulmaz konserden sonra Roger sessizliğe büründü. Ortalığa yayılan Radio KAOS 2 albümü hazırladığı söylentileri asılsız çıktı. Daha sonra Roger bir opera hazırlamakta olduğu söyledi. Avrupa Berlin duvarının yıkılışını sevinçle izlerken, Leonard Cheshire adlı eski bir 2. Dünya Savaşı gazisi savaş kurbanı insanlara yardım vakfı için bir gösteri düzenliyordu. İkilinin bir araya gelişiyle muhteşem "The Wall" konseri gerçekleştirildi. Sahnenin inşaasına gerçek duvarın yıkılışından 10 ay önce başlanmıştı. O gün tüm Almanya, Roger'in hayranı olsun olmasın oraya gelmiş ve bir parçası olmuştu. Bir star ordusuyla dolu konser o sene "yılın medya olayı" ödülünü aldı. Gösteri aynı anda video ve konser albümü olarak piyasaya sürüldü. Ve artık herkez Roger Waters'in kim olduğunu biliyordu. İzleyicilerin sayısı en düşük ihtimalle 300.000 kişiydi, ve 200.000 bilet satılmıştı. Daha sonraları güvenlik hücum eden halkın izdihamından kapıları açmak zorunda kaldılar. Potdamer Platz ismindeki alanda bir konserde toplanan en fazla sayıda seyirci rekoru kırıldı.

1991de Roger, Seville Gitar Fuarında birkaç parça seslendirmek üzere davet edildi. Burada çaldığı bir parça yeni idi ve bir sonraki albümün gelişinin habercisiydi. Bu albümle Roger, Pink Floyd ötesinde de çok muhteşem konsept albümler gerçekleştirebileceğini gösterdi. Amused to Death, Roger Waters'in dinleyici havuzuna hala her yıl yeni hayranlar katmakta. Fakat albüm çıktığı yıl Roger'in bütün bir tiyatrovari gösterisi için gerekli satış rakkamına ulaşmadığı için albümün turnesi yapılamadı. Roger üzerinde çalıştığı şimdi Ca Ira olarak adlandırılan operasına döndü. KAOS albümüyle Amused to Death albümü arasında düş kırıklığı yaşayan hayranları, daha sonra Amused to Death albümüyle bir sonraki projesi arasındaki gecikmeyi hatırlamak dahi istemiyorlar.

1998 yılının sonlarına doğru internette bir söylenti ateş hızıyla yayılmaya başladı. Waters Amerika turnesine başlıyordu. Roger Waters ismi artık bir sır bir giz olmakla kalmayacaktı.1999 'In the Flesh Turnesi, Roger'in baştan aşağı turne çarkına katıldığını gösterdi. Bir başka Amerika turnesi hemen ardından 2000 yılında gerçekleşti. Küçük salonların yerini daha büyük salonlar almaya ve düşük bilet taleplerinin yerini yetiştirilemeyen talepler almaya başladı. Bir küçük yeni parçanın ilavesiyle yeni bir albümün eşiğinde turne kayıtları DVD ve CD olarak yayınlandı. 2001 yılında Avrupa Roger Waters'i 2001 yılı için hasretle beklerken Andy Fairweather-Low ve Katie Kissoon (Waters'in grubunun ana elemanları) Eric Clapton ile olan turne bağlantıları nedeniyle Avrupa ayağına bir yıl ara verildi.
2002 yılı 'In the Flesh' turne dökümü yayınlandığında, hayranlar uzatılan turneden dolayı şaşkınlıklarını gizleyemediler. Sanki 5 aya yayılmış Dünya Turnesi gibiydi. Waters bu turnede Şili, Japonya, Güney Kore, Brezilya ve Hindistan gibi kendisiyle çok az tanışmış bir kitleye çaldı. Turnenin sonu olan Glastonburyden sonra Roger sessizliğe bürünmedi bu kez. Konuk sanatçı olarak Jeff Beck konserlerinde, Timothy White'ın tribute konserleri 'Music to My Ears' ve 'Whip Craic' Roger'in çok tatmin olduğunu gösterdi. 2004 yılı büyük bir ihtimalle Roger'in müzik dünyasına yeni bir albümle dönüşünü görmemizi sağlayacak.


YAZI "PinkFloydTurk" den Alinmistir Çeviri : Okan DOĞU Ocak 2004

Perşembe, Nisan 13, 2006

@] GRUPUYE BILGISI TüRKÇE

DaVID JoHN
GILMOuR
İngiltere
6 Mart 1946'da doğdu











NICKOLAS BERKELEY
MASON
İngiltere
27 Ocak 1944’te doğdu.

Nick’in 3 tane çocuğu var şu an hala evli olduğu Annette’den Holly, Chloeve Carey.
Nick ağzında o meşhur gümüş kaşıkla doğmuştu. Erken yaşlarda babasına Vintage Sports Car Club’da eşlik etmeye başladı, ve sonra da bu tutkusu yarışmak ve koleksiyon yapmak için geliştirdi.Freshham Heights okulunda Nick hala dünyadaki sayılı hasar vericilerden biri olarak hatırlanmaktadır.
Bugün Nick Ferrariler, Bugattiler ve Maserattilerle diğerlerinin arasında yarışmaktadır. Ve ayrıca bunlara kendi zevki için sahip olmakta ve bunlarla yarışmaktadır

George Roger
Waters
İngiltere
6 Eylül 1943' te doğdu
İki çocuğu var, harry ve İndia. Jude ve Carolyn’le evliydi ve son zamanlarda da Priscilla’dan ayrıldı. Roger’ın babası doğumundan birkaç ay sonra askeri bir harekatta Anzio’da öldürüldü. 13-19 yaşları arasındaki en büyük merakı oyuncak silahlarla oynamak (ve gerçekleriyle ateş etmek) ve geceleri radyosundan askeri hareketler kanalını veya Radyo Luxemburg’u dinlemekti.
Donanma harp okulundaki çıraklık döneminden hiç hoşlanmadı ve çıktı bu nedenle de onursuzluk belgesiyle terhis oldu. Ve daha sonra nükleer Silahsızlanma Kampanyasının yerel gençlik bölümünde başkanlık yaptı.
Roger’ın hayatı başından beri ve hala babasını hiç tanıyamadığı için bilinçli veya bilinçsiz yas içerisinde geçti ve hiyerarşik durumlardan babasını ondan çaldıkları için hep nefret etti.
Roger’ın şarkı sözü yazmadaki başarısı inkar edilemez olsa bile, içindeki acı ve nefretle yüzleşmedeki kabiliyetsizliği sonunda hayranlarının çoğunun kabul sınırlarını aştı.
Roger Pink Floyd’dan 1980’lerin ortalarında ayrıldı.


Roger (Syd)
Keith Barrett
İngiltere
6 Ocak 1946' da doğdu

Syd normal bir çocukluğu ve onu seven bir aileye sahipti.Popüler ve başarılı bir öğrenciydi. Tutkuları kampçılıktan spora, tiyatrodan resime sıralanırdı.
Dr. Barrett Shy’ın müzik ilgisini önce bir banço ardından da bir gitar ile ödüllendirdi. Syd daha sadece 14 yaşındayken Dr. Barrett öldü.
Dave ve Syd çok eken yaşlardan arkadaştılar. Okulda da hep beraberdiler ve birbirlerine gitar çalmayı öğrettiler.Dave daha iyi gitaristti ve Syd’ın da doğal yeteneği söz yazmaktaydı. Dave’in de sayesinde kelimeler akıp gidiyordu.
Günümüzde çok takdir edilen ve beğenilen bu grubun kurucusu bugün hasta ve inzivaya çekilmiş durumda. Uyuşturucular yüzünden parlak zekası zarar görmüş durumda. Syd hepimiz için bir miras ve ders .



RICHARD WILLIAM WRIGHT
İngiltere
28 Temmuz 1945’te doğdu.

3 Çocuğu var. Gala, Jamie ve Benjamin. Şu anda Millie ile evli
Rick gençliğinde biri onu mimarlığa yönlendirene kadar, hizmet ettiği hazırlık okulunda kariyer kovalama peşinde kaybolup gitmişti. Daha sonra The Regent Street poly e geldi.
The Regent Street Poly Nick ve Roger’la tanıştığı yerdir. Ve bundan böyle Rick artık mimar olmak istememektedir, müzisyen olmak istemektedir.
Ve bu tanışmayla Rick hayata yeniden gelmiştir. TDB ile konuşup, Anthony Moore ile WTIO’yu yazıp , Dave ile Cluster One nın yardımcı yazarlığını yapmıştır.
Nick’in en sevdiği şey fırsat buldukça 65 foot ölçüsündeki ( foot 30cm lik bir ölçü) yelkenli, teknesiyle açılmak.

@] PinKFloyd INFO ENGLiSH

DaVID JoHN
GILMOuR
United Kingdom
Born March 6, 1946


Has 8 children....4 with his first wife Ginger, 3 with his present wife Polly, and Charlie who is Polly's son by her first marriage.
In contrast to Roger, Dave was reared by permissive and easygoing parents. At 13, he was given a Spanish guitar by a neighbor and so the journey began. Dave's greatest musical asset is his sense of feel and timing, according to one former member of Jokers Wild, and to some present day fans, we would have to say that his talents reach beyond that to include a marriage of heart to guitar and tender concern for humanity.
When Dave was a young teenager, his father's profession drew him overseas, to the U.S., leaving Dave to independently fend for himself....playing U.S. military bases with Jokers Wild, and working odd jobs, including his famous stint as a male model. All of this helped to instill in Dave, his underlying grit and a single-minded determination to succeed on his own terms...that was to resurface during the Floydian 'wars' much later....and it was to carry him through in the future, to the ringing of a Division Bell and beyond.
Dave enjoys flying, among other interests, and his collection consists of vintage aircraft that he has shown, and flown, at various airshows. His first love, however, is still his music.

Nicholas Berkeley
Mason
United Kingdom
Born January 27, 1944


Nick has 3 children, Holly, Chloe and Carey with Lynette, and is presently married to Annette.
Nick was born with the proverbial silver spoon in his mouth. He accompanied his father to Vintage Sports Car Club events at an early age, and later inherited and developed his passion for racing and collecting vintage automobiles. At the Frensham Heights boarding school, it is said Nick is still remembered as a world class mischief maker.
Today, Nick races Ferrari's, Bugatti's, and Maserati's, among others that he also races and owns for his own enjoyment.

George Roger
Waters
United Kingdom
Born September 6, 1943


Roger has 2 children, Harry and India. Has been married to Jude and Carolyn and recently split with Priscilla. Roger's father was killed in action at Anzio, only a few months after he was born. As a young teen, Roger's pursuits included playing with toy guns (& shooting real ones), and staying up at night listening to his radio tuned to Armed Forces Network or Radio Luxembourg.
He did not like apprenticeship as a naval cadet, quit, and was given a dishonorable discharge. He instead became chairman of the Campaign for Nuclear Disarmament's local youth chapter.
Roger's life from the beginning, and still is, a conscious and unconscious mourning for the father he never knew, and hatred of the hierarchy of circumstances that robbed him of his father.
While Roger's lyrical 'brilliance' of the past cannot be denied, his inability to come to terms with his grief and hatred eventually wore out its welcome with the majority of his fans. Roger quit Pink Floyd in the mid 1980's.

Roger (Syd)
Keith Barrett
United Kingdom
Born January 6, 1946


Syd had a normal childhood and loving parents. He was a popular and successful student, and his passions ranged from camping and sports to drama and painting. He was once a Boy Scout patrol leader.
Dr. Barrett encouraged Syd's musical interest with the gift of a banjo, and later, a guitar. Dr. Barrett died when Syd was just 14. It's been proposed that this trauma was the first 'catalyst' in Syd's eventual dementia.
Syd and Dave were friends at a very early age, and while attending school, they would hang out together, teaching each other guitar....Dave was the better guitarist, and Syd's talent lay in words and lyrics...they would flow from him easily, according to Dave.
The founding member of the band that so many today admire and respect, today lives in seclusion and in ill health....a once brilliant mind destroyed by drugs. Syd is a legacy and a lesson for all.

Richard William
Wright
United Kingdom
Born July 28, 1945

Rick has 3 children, Gala, Jamie, and Benjamin. He is presently married to Millie.
For Rick as a young man, he was at a loss for a career to pursue at the prep school he attended, until someone suggested architecture. The Regent Street Poly is where he met Nick and Roger. Rick didn't want to be an architect however, he wanted to be a musician... the rest is history. Rick came back to life, so to speak, with TDB... he co-wrote WTIO with Anthony Moore, and co-wrote Cluster One, WDYWFM, Marooned and KT with Dave.
One of Rick's favorite things to do is get away on his 65-foot sailing yacht whenever he has the opportunity.

Çarşamba, Nisan 12, 2006

@] DUVARKAĞITLARI / WaLLPaPeRS


PiNk Floyd FilM Afişi Ana Teması


BiLLBoaRD


The Wall Cover (2.inside in england)


ConCerT ScReeN ShoW


Pink Floyd The Wall MoVie (Bob Geldof)

1024x768.


1024x768


1024x768


Bums 1024x768



The Wall2 800x600


LiVe ScReeN ShOw

Salı, Nisan 11, 2006

@] VİDEO and DOWNLOAD

VideosDownload [Şarkıların Üstlerine tıkladığınızda Parçayı indireceğiniz Linke Ulaşabilirsiniz.]


[@] Pink Floyd - One Of These Days video

Burada Pink Floyd un iNTERNET üzerinde bulunan ve kolayca ulaşabileceğiniz videolarını bulabilirsiniz. Özellikle tüm dünyada kullanılan Rapidshare üzerinden indirebileceğiniz ilk video Pink Floyd'un Pompeii Konserinden One Of These Days Live. İkinci linkte animasyon olarak çekilen ilginç bir clip var.

Pink Floyd - One Of These Days_-_Live_at_Pompeii
Pink Floyd
One Of These Days animated video. AVI

[@]Pink Floyd - Apples And Oranges Video

Bu Video en iyi Pink Floyd Klasiklerinden biri Apples And Oranges.

Pink Floyd - Apples And Oranges Video 30.2 MB MPEG file.

[@]Pink Floyd - Money Video








(Fransa Baskısı)


Bu Video da tam bir klasik olmuştur Money

Pink Floyd - Money Video 49MB MPG file.


[@]Pink Floyd - Set The Controls Video












Paylaştığım bu video BBC deki Herat Of Sun programında canlı çalınan parçası Set the Controls

Pink Floyd - Set The Controls Video 27MB MPEG


[@]Another Brick In The Wall Video












Fazla söze gerek yok heralde MÜKEMMEL ! Another Brick in The Wall

Pink Floyd - Another Brick In The Wall Video MPG file 61MB

[@]Pink Floyd - Learning To Fly Video















The third episode in the occasional series of Free Music is the video of the single Learning To Fly taken from Pink Floyd's 1987 album Momentary Lapse Of Reason.

Pink Floyd - Learning To Fly Video 17.8 MB Quicktime file.



[@]Pink Floyd High Hopes



The second post of free music is the video to High Hopes
by Pink Floyd.

It is a 30.6MB Quicktime file.

Once again I've used Rapidshare to host
this which means it will be gone forever
after 30 days without a download so get it
while you can as I will not upload it again.





Pink Floyd - High Hopes Video 30.6MB

********* BuRÇiN *********



Perşembe, Nisan 06, 2006

@] TaRiHiN EN BüYüK GRuBuNuN ELEMANLARI


PiNK FLOYD un EFSANELERi




RoGER WaTeRS
DaViD GiLMOUR
RiChARd WRighT
NiCk MaSON

Adını"Pink" ve "Floyd" isimli iki kediden alan ve bu çok şanslı kedilerin hem sahibi,hemde
o zaman grubun beyni olan
SyD BaRReTT

@] TüM ALBüMLERi



1.The Piper at the Gates of Dawn

Syd Barrett - Lead Guitar & Vocals

Roger Waters Bass Guitar & Vocals

Richard Wright Organ & Piano

Nick Mason - Drums

2. A Saucerful of Secrets

- UK release June 29, 1968
US release July 27, 1968

Syd Barrett - Lead Guitar & Vocals
Roger Waters - Bass Guitar & Vocals
Richard Wright - Organ & Piano
Nick Mason - Drums
David Gilmour - Lead Guitar and Vocals
3. MORE
July 27, 1969
David Gilmour - Guitar & Vocals
Roger Waters - Bass Guitar & Vocals
Nick Mason - Percussion
Richard Wright - Keyboards
4. UmmaGummA

UK Release Date - October 25, 1969
US Release Date - November 10, 1969

David Gilmour - Guitar & Vocals
Roger Waters - Bass Guitar & Vocals
Nick Mason - Percussion
Richard Wright - Keyboards

Engineer -
Peter Mew, Brian Humphries
Producer - Norman Smith, Pink Floyd
5. Atom Heart Mother
Release Date - October 10, 1970

David Gilmour - Vocals & Guitar

Richard Wright - Vocals & Keyboards

Roger Waters - Vocals & Bass

Nick Mason - Drums

Additional Personnel - John Aldiss Choir, vocals

Recorded at EMI Studios - Abbey Road, London, England

Engineer - Peter Bown, Alan Parsons

Produced by - Pink Floyd

Executive Producer - Norman Smith

6. ReLics

UK Release Date - May 14, 1971

US Release Date - July 15, 1971


ALL MUSIC WRITTEN & PERFORMED BY PiNK FLoYD

RE-MASTERING SUPERVISED BY JAMES GUTRiCH

RE-MASTERED BY DOUG SAX

AT THE MASTERING LAB, L.A.DESIGNED BY storm guhergerson

AND PHOTOGRAPHY BY JOHN CROSSLAND

SHIP BUILDING BY FROM AN ORIGINAL DRAWING BY NICK MASON

7. Meddle

Release Date - November 13, 1971

David Gilmour - Guitar & Vocals

Roger Waters - Bass Guitar & Vocals

Nick Mason - Percussion

Richard Wright - Keyboards & Vocals

Recorded at - Air Studios, EMI Studios, Abbey Road,

Morgan Studios, London 1971 Engineers - Peter Brown, John Leckie, Rob Black and Roger Quested

Album Cover Designed by - Pink Floyd

8. Obscured By Clouds

UK Release Date - June 3, 1972

US Release Date - June 15, 1972

David Gilmour - Guitar & Vocals

Roger Waters - Bass Guitar & Vocals

Nick Mason - Percussion

Richard Wright - Keyboards

La Vallee Directed by - Barbet Schroeder With - Bulle Ogier, Jean Pierre Kalfon and Michael GothardProduced by - Les Films de Losange

Music performed by - Pink Floyd

Re-Mastering Supervised by - James Guthrie

Mastered by - Doug Sax at The Mastering Lab, L.A.

9. The Dark Side of the Moon

Release Date - March 1973

David Gilmour - Guitar, Vocals & VCS3

Roger Waters - Bass Guitar,Vocals, VCS3 & Tape Effects

Nick Mason - Percussion & Tape Effects

Richard Wright - Keyboards Vocals & VCS3Lyrics - Roger Waters

Produced by - PINK FLOYD

Recorded at - Abbey Road Studios, London

Between June 1972 and January 1973

Engineer - Alan ParsonsAssistant - Peter James

Mixing Supervised by - Chris Thomas

Saxophone on 'Us and Them' and 'Money' by - Dick ParryVocals on 'The Great Gig In The Sky' by - Clare TorryBacking Vocals by - Doris Troy, Leslie Duncan, Liza Strike, Barry St.John

Remastering Supervised by - James Guthrie

Digitally Re-mastered by - Doug Sax at The Mastering Lab, L.A.

10. Wish You Were Here


Release Date - September 15, 1975

David Gilmour - Guitar & Vocals

Roger Waters - Bass Guitar & Vocals

Nick Mason - Percussion

Richard Wright - Keyboards

Dick Parry - Saxophone on 'Shine On You Crazy Diamond'Roy Harper - Vocals On 'Have A Cigar'Backing Vocals- Venetta Fields and Carlena Williams

Recorded at - Abbey Road Studios January to July 1975

Engineered by - Brian Humphries Assisted by - Peter James

Thanks to - Bernie Caulder and Phil TaylorLyrics by - Roger Waters

Produced by - Pink Floyd


11. Animals

Release Date - UK - January 23, 1977

David Gilmour - Guitar & Vocals Roger Waters - Bass Guitar & Vocals Nick Mason - Percussion Richard Wright - Keyboards Produced by - PINK FLOYD Engineered by - Brian HumphriesRecorded at - Britannia Row Studios, London Lyrics by - Roger Waters

12. The Wall

UK Release Date - November 30, 1979

US Release Date - December 8, 1979

David Gilmour - Guitar & Vocals

Roger Waters - Bass Guitar & Vocals

Nick Mason - Percussion

Richard Wright - Keyboards

Lyrics by - Roger Waters Young Lust - Roger Waters & David Gilmour

Comfortably Numb - David Gilmour & Roger Waters

Run Like Hell - David Gilmour & Roger Waters

The Trial - Waters & Ezrin

Produced by - Bob Ezrin, David Gilmour & Roger Waters

Co-Produced by - James Guthrie

Engineered by - James Guthrie

Other Engineers -Nick Griffiths,Patrice QuefBrian ,Christian,Rick HartJ,ohn McClure,Backing Vocals -Bruce Johnston,Toni Tenille,Joe Chemay,John Joyce,Stan Farber,Jim Haas,Islington Green School Orchestra Arranged by - Michael Kamen & Bob Ezrin Sound Equipment - Phil TaylorRecorded at - Super Bear Studios- Miravel,FranceCBS-New YorkProducers Workshop-Los AngelesBetween April and November 1979Sleeve Design by - Gerald Scarfe and Roger Waters

13. The Final Cut

uk release date - march 21, 1983

us release date - april 2, 1983

a requiem for the post war dream by roger waters

performed by pink floyd david gilmour - nick mason - roger waters

with michael kamen - piano harmonium andy brown - hammond organ ray cooper - percussion andy newmark - drums on "two suns"raphael ravenscroft - tenor sax and the national philharmonic orchestra conducted and arranged by michael kamen

produced by roger waters james guthrie and michael kamen

14. A Momentary Lapse of Reason

Release Date - September 7, 1987

Produced by: Bob Ezrin & David Gilmour

David Gilmour- Guitars, Vocals, Keyboards & Sequencers

Nick Mason- Electric & Acoustic Drums, Sound Effects

Richard Wright- Piano, Vocals, Kurzwell, Hammond Organ

Bob Ezrin- Keyboards, Percussion & Sequencers

Tony Levin- Bass Guitar, Stick

Jim Keltner- DrumsSteve Forman- Percussion

Jon Carin- Keyboards

Tom Scott- Alto & Soprano Saxophone

Scott Page- Tenor Saxophone

Carmine Appice- DrumsPat Leonard- Synthesizers

Bill Payne- Hammond Organ

Michael Landau- GuitarJohn Halliwell- Saxophone

Darlene Koldenhaven- Backing Vocals

Carmen Twillie- Backing Vocals

Phyllis St. James- Backing Vocals

Donnie Gerrard- Backing Vocals

Recording and mixing engineered by- Andrew Jackson

Assisted by- Robert (Ringo) Hrycynawith- Marc Desisto, Stan Katayama, Jeff Demorris.Additional Re-mixing- James Guthrie

MekonSpherical Sound by- Tom Jones, Ken Caillats, Sarah Bruce Recorded by- Guy Charbonneau, Le Mobile, Los Angeles Additional Sound Effects by- Andrew JacksonGeneral Technical & Musical Instruments Supervision- Phil TaylorMastered at- Mastering Lab & Precision LacquerManagement- Steve O'Rourke, EMKA Productions, London

15. Delicate Sound Of Thunder

UK Release Date - November 22, 1988

US Release Date - November 22, 1988

Video Release Date - June 5, 1989


David Gilmour - Guitars, Vocals Nick Mason - Drums Richard Wright - Keyboards, Vocals Jon Carin - Keyboards, Vocals Tim Renwick - Guitars, Vocals Guy Pratt - Bass, Vocals Gary Wallis - Percussion Scott Page - Saxophone Margaret Taylor - Backing Vocals Rachel Fury - Backing Vocals Durga Mc Broom - Backing Vocals

Produced by - David GilmourMixed at - EMI Abbey Roads Studios, LondonEngineered by - Bufford JonesAssisted by - Larry WallaceAssistant Engineers - Tristan Powell, David GlesonMusical Equipment Technicians - Phil TaylorAssisted by - Keith Smith

16. The DIVISION BELL

UK Release Date - March 30, 1994

US Release Date - April 5, 1994


David Gilmour - guitars, vocals, bass, keyboards, programming

Nick Mason - drums, percussion

Richard Wright - keyboards, vocals

Produced by Bob Ezrin and David Gilmour

Mixed by Chris Thomas and David Gilmour

Jon Carin - keyboards, synthesisers and programming

Guy Pratt - bass

Gary Wallis - played and programmed percussion

Tim Renwick - guitars

Dick Parry - tenor saxophone

Bob Ezrin - keyboards and percussion

Sam Brown, Durga McBroom, Carol Kenyon

Jackie Sheridan and Rebecca Leigh-White - backing vocals

17. p.u.l.s.e.

UK Release Date - 1995

US Release Date - 1995

David Gilmour - Guitars, Vocals Nick Mason - Drums Richard Wright - Keyboards,

Vocals Sam Brown - Backing VocalsJon Carin - Keyboards, VocalsClaudia Fontaine - Backing VocalsDurga McBroom - Backing Vocals

Dick Parry - Saxophones Guy Pratt - Bass, Vocals Tim Renwick - Guitars, Vocals Gary Wallis - Percussion Produced by - James Guthrie & David Gilmour Recorded and Mixed by - James Guthrie

18. ECHOS Best OF PiNK FLOYD

UK Release Date - CD - November 5, 2001

US Release Date - CD - November 6, 20014

LP Box set - November 20, 2001

Double Cassette - November 20, 2001


Pink Floyd

David Gilmour (guitars)

Nick Mason (drums)

Roger Waters (bass)

Richard Wright (keyboards)

Except tracks 1 & 2: Syd Barrett, Nick Mason, Roger Waters, Richard Wright and tracks 7, 11, and 13: David Gilmour, Nick Mason, Richard Wright and track 9: Syd Barrett, David Gilmour, Nick Mason, Roger Waters, Richard Wright

Compilation produced by James Guthrie and Pink Floyd Mastered by Doug Sax, James Guthrie and Joel Plante at das Boot Recording1/4 inch transfers assisted by Robert

David Gilmour (guitars)

Nick Mason (drums)

Roger Waters (bass)

Richard Wright (keyboards)

Except tracks 9, 11 and 13: Syd Barrett, Nick Mason, Roger Waters, Richard Wright and tracks 8 and 12: David Gilmour, Nick Mason, Richard Wright Tracks 3 and 5: David Gilmour, Nick Mason and Roger Waters

Cover by Storm ThorgersonGraphic Design Peter CurzonPhotography Rupert Truman and Sam BrooksWith thanks to Jason Reddy, Finley Cowan, Dan Abbott and Hothouse Pink Floyd Management: Steve O'Rourke EMKA Productions Ltd.Roger Waters Management: Mark Fenwick MFM Ltd.